Sizden Gelenler

Havva ablam; “abla” kelimesinin içinin gerçekten doldurulduğunu, ablam olduğunu gerçekten hissettiğim kişi…

Hayatımda kendimi hatırladığım yaşlardan itibaren var olan; hem örnek aldığım hem hep yanımda hissettiğim canım. Gözlerine bakınca sevgiyi, insanlığı ve hep yanımda olduğunu bildiğim güveni gördüğüm; beni her halimle seveceğini bildiğim insan. Küçüklüğümde bana Ankara’dan kitap ve kıyafet getirmesini gözlediğim, annemle dikiş dikmelerini izlediğim, büyürken hep yanımızda olduğunu hissettiğim canım.

Ahmet Eren’i doğurduğumda beni ameliyathane kapısında bekleyen tek kişiydi. Herkes bebeğin peşinden koşarken, o benim ameliyathaneden çıkmamı beklemişti. İrfan, “Seni en çok Havva ablan seviyormuş,” demişti, gülmüştük. Denizli’ye taşındıktan sonra daha çok vakit geçirdiğimiz, İrfan’ımın da çok sevdiği canlarım İsmail abim ve Havva ablam… Beraber yediğimiz yemeklerin, attığımız kahkahaların, üstesinden geldiğimiz zorlukların sayısı o kadar çok ki. Bodrum günlerimiz, dereotlu poğaçalarımız, sonra Marmaris hikâyemiz; hepsinde sen varsın canım ablam. Senin olduğun her yer güven doluydu, sevgi doluydu, enerji doluydu. Nazar oldum mu ilk aradığım kişiydin. İrfan’ım “Sarı Hoca” derdi, gülerdi; sen de gülerdin onun bu sözüne. Güldün mü gözlerinin içi gülerdi.

En sonki Portekiz gezimizi iyi ki yapmışız diyorum; en sıcak, en dolu dolu, çok eğlendiğimiz, güldüğümüz en taze hatıralarım orada. Seninle dolu dolu beş gün vakit geçirme fırsatım oldu; sen bizleri bırakmadan önce daha bir sürü plan da yapmıştık. İrfan hep “Siz bizi gönderir, kız kıza gezersiniz,” derdi. İsmail abimle İrfan acele etti, gitti; beraber ağladık, acımızı paylaştık, birbirimize teselli olduk ama bir de sen gidince kanatlarımız koptu be ablam. Her neredeysen enerjine çok ihtiyacım var; ne olur bir yolunu bul, gönder, sen halledersin biliyorum. Seni çok seviyorum ve hep senin baktığın pencerelerden bakmaya çalışıyorum.

— Zennur Karademir